Ana içeriğe atla

SİVASPOSTASI SİVAS İÇİN NEYİ İFADE EDİYOR


Hoş bir akşamdı, dostlarla bir arada, şehrin sorunları hakkında beyin fırtınası gerçekleştirdiğimiz dün akşam. Birbirini çok fazla tanımayan, şehir için endişeleri olan fakat siyasi bir beklentisi olmayan güzel bir topluluk bir araya gelmişti. Şehrin daralmışlığını, dışa doğru akan göçü, her şey yolunda imiş gibi tepkisiz olanları konuştuk. Hepsinden önemlisi tanıştık, biliştik ve şehir için daha bir azimle çalışmaya karar verdik.

Bu güzel toplantının bir bakiyesi olarak kendimce Sivas Postasını bu yazıda tanımlamaya çalıştım. Özellikle şehir için ne ifade ettiğini ve önemli rolünü gözler önüne sermek istedim.

Malumdur problem çözmenin birinci adımı problemi anlayabilmektir. Problemi anlayabilmek için de birinin problemi iyi şekilde size tarif etmesi, tanımlaması gerekir. Sivas Postası şehrin problemlerini çözmeye giden yolda böyle önemli bir misyonu yerine getiriyor. Problemleri tarif ediyor ve tanımlıyor. Problemlerin çözümü için öneriler getiriyor. Sadece problemi tanımlayıp köşesine çekilmenin dayanılmaz hafifliğine sığınmadan problemin üstesinden gelmenin yollarını da arıyor.

Kültürümüzde önemli bir kavram vardır; “hayırhah” kavramı. Hayırhah, hata yapan dostunu onun iyiliği için uyaran kişidir. Sivas Postası aslında yıllardır bu görevi çok güzel şekilde yerine getiriyor. Şehri yönetenlere, şehrin idarecilerine, kurum yöneticilerine diyor ki “şöyle yaparsanız daha iyi olur, şöyle yapmazsanız daha iyi olur”. Ne demiş atalarımız “dost acı söyler”. Sivas’ın idarecileri Sivas Postası’nın uyarılarını bir dost uyarısı olarak aldıkları takdirde kendileri lehine olacaktır bu durum. Mevcut düzen maalesef hem Sivas’ta hem de ülkemizde tersine çalışıyor. Eleştiri mekanizmasından huylanan kişiler övgüyü çok seviyor. Özellikle yersiz övgünün kendilerine büyük kuyular açtığını bilmeden.

Ucundan kıyısından kalite ile uğraşan kurumların birinci sırada yaptığı işlerden birisi kurumun erişilebilir bir noktasına “dilek ve şikâyet kutusu” koymaktır. Dilek şikâyet kutusuna dilek ve şikâyetlerini ileten vatandaşlar kurumun kaliteye ulaşmasında en büyük yardımı sağlayan kişilerdir. Sivas Postası gazetesi de aslında bir nevi şehrin dilek ve şikâyet kutusudur. Kurum kalitesi için gayret gösterenler nasıl dilek ve şikâyet kutularından kendilerine kalite anlamında ipuçları buluyorsa şehrin yöneticileri de aslında bu gazeteyi okuyarak, ciddiye alarak kendileri için hayırlı sonuçlar bulabilirler.

Ülkemiz insanının en sevdiği ve kabullendiği şeylerden birisi demokrasidir. Çoğulculuktur. Demokrasi ise muhalefetsiz olmaz. İdareciler bir iş yapar muhalefet bunu kendine göre haklı sebeplerle eleştirir. Muhalefetin eleştirisini dikkate almak idarecilere güç ve itibar kazandırır. Ayrıca bir muhalefet söz konusu olduğunda şehrin yöneticileri uygun bir dille yaptıklarını savunmalı ve halka anlatmalıdır. Bu da şehrin kalitesini artıracaktır.

Değerli dostlar, bizleri ve evlatlarımızı ilgilendiren şehrin sorunları çözülmelidir. Bu sorunların ekserisi ekonomi kaynaklı olup şehri özellikle ekonomik anlamda kalkındıracak çalışmalar derhal yapılmalıdır. Şehrin ufkunu açacak kişiler göreve gelmeli ve şehri zerrece seviyorlarsa bu şehir için canla başla mücadele etmelidir. Ben değil biz demeyi bilen insanlara, doğruya doğru eğriye eğri diyebilen insanlara ihtiyaç vardır. Şehrin geri kalmasında vebali olanlar şehrin önünü açmalıdır. Sivas doğru seçimler yapabildiği takdirde inanın geri kalmışlık kader değildir. Şehri ileri götürme anlamında mücadelesi devam eden Sivas Postası şehir için bir umudu ifade etmektedir.

Hidayet Takcı
Cumhuriyet Üniversitesi
Öğretim Üyesi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil GÜRÜN

GÜRÜN Evvel bahar yaz ayları gelince
Açılır bahçede gülü GÜRÜNÜN
Hava bulanıpta yağmur yağınca
Her dereden çağlar seli GÜRÜN'ÜN.

Bülbül öter bahçesinde bağında
Boz koyunlar otlar yüce dağında
Lale sümbül kokar taze yağında
Ne güzel yayladır ili GÜRÜN'ÜN.

LAYİKİ söylüyor gürünün halin
Üst yanı incesu alt yanı telin
Hanım kızlar giyer ceketin şalın
İlden ile gider şanı GÜRÜN'ÜN 

MEHMET SEZAİ ALPAY





YEŞİL GÜRÜN Gürün"ün M.Ö. 2000 yıllarından daha evvel Hititler zamanında TEGEREMA adıyla anıldığını Şemsettin GÜNALTAY"ın eserlerinden biliyoruz. Gürün M.Ö. 63 yıllarında Bütün Anadolu ile birlikte Roma daha sonra da Bizans hakimiyetine girmiştir. Türklerin Anadolu hakimiyetiyle birlikte Gürün sırasıyla, Türkmenler, Oğuz Türkleri ve Yıldırım Beyazıt zamanında da Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 1830 yılında Subaşılık olan Gürün 1845 yılında Bucak, 1862 yılında da ilçe olmuştur. 
Coğrafi Konumu Gürün İlçesi Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun kesiştiği önemli bir kavşak olup…

Sivas Fotoğrafları

Tarihi bir Sivas fotoğrafı

Zenginlikleriyle Sivasımız Lale, sümbül, mor menekşe ne de yakışır Sivas'a
Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı. (4 eylül kongre binası)
Sivas'ın büyüklüğüne yakışır bir takım SİVASSPOR

Resimler Sivas'ı anlatıyor.
Çifte Minareli Medrese (Selçuklu mimarisinin önemli örneklerinden birisi)

Şifalı balıklar, dünyada bir eşi var, oraya da balıklar Sivas'tan gitmiş.
Doğal Turkuaz renkli, dünya güzel GÖKPINAR gölümüz.

Eğri Köprü, doğrusu yapılamadığı için değil, bir amaca binaen böyle yapılmış.
Anadolu Aslanı veya namı diğer Kangal Köpeğimiz (Bizim köpeğimiz bile akıllı)
Sivas'ın gözbebeği CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ, 30.000'in üzerinde öğrencisi, 1.000'den fazla öğretim elemanı ile Sivas'ı her zaman daha ileriye taşıyacak kapasitede bir okul.
Her tarafından tarih fışkıran bir şehir Sivas
Şehirle özdeşleşmiş bir firma SİVAS TUR

Bu da uydu görüntüsü
Geceleyin Sivas
4 Eylül Sivas için Çok Önemli...
Çevre düzenlemesi her geçen gü…

Sivas'ı SİVASIN ÇOCUKLARI İLE BÜYÜTMEK

Hayata bakışım romantik değil gerçekçi olmuştur hep. Bununla birlikte bilirim ki gerçekçi olmak ile kötümser olmak karıştırılmaması gereken iki önemli olgudur. Evet, Sivas için de düşüncelerim böyle, romantik değilim ve umutlu bir gerçekçilikle bakıyorum Sivas’a. Kim ne derse desin umudum var bu şehirle ilgili. Umut sadece fakirin ekmeği değil bizim de can simidimiz Sivas için ve o umut hiç sönmeyecek inşallah.
1991 yılında bu şehirden ayrılırken de Sivas’tan ümitliydim, en azından bir gün dönmek adına. 1997 yılında mezun olup da çalışmak isterken de, 2002 yılında bir daha denerken de ve 2007 yılında... Derken 2011 yılında geri dönebildim ümidimin hiç bitmediği bu şehre. Sivas’tan ümidim olmasa hiç döner miydim hem de ülkemizin en iyi üniversitelerinden birini bırakarak.
Sevgili gençler ve değerli aileleri. Yine bir tercih dönemi yaklaşıyor. Sivas’ın zeki evlatları sizler yine Allah’ın izniyle çok yüksek puanlar alacak ve yine güzel yerleri tercih edeceksiniz muhakkak. Belki de ülke…