Ana içeriğe atla

DUYDUK Kİ YAKINDA SİVAS İÇİN ÖNEMLİ BİR SEÇİM VARMIŞ…


İnsanı diğer canlılardan ayıran birçok özelliği var ama bunlardan özellikle bir kısmı diğerlerinden daha önemli; düşünmek gibi, karar vermek gibi seçmek gibi. İnsan sadece aklı olan değil aynı zaman da fikri de olan bir canlı, tabi bahsettiğimiz beşer değil kelimenin tam anlamıyla insansa.

Fikir veya düşünce gücü durduk yere gelişmez, karar vermek ve seçmek gibi. Bütün bu eylemler doğru bilgi kaynakları ve sistematik bir düşünce ile bir araya geldiğinde anlamını bulur. Bilginin kaynağını araştırmayı buyuran bir dinin mensupları olarak olaylar hakkında doğru kaynaklardan bilgilenmeyi ve tefekkürün üstün bir ibadet olduğunu bilerek tefekkür etmeyi başarabilirsek seçimlerimiz doğru olacaktır.

Gazetemizde daha önce de okuduğunuz gibi yakın zamanda, sonuçları Sivas’ın kaderine etki edecek önemli bir seçim var; TSO seçimleri. Bu seçimler neden önemli ve bir akademisyen olarak neden benim bile gündemimi işgal ediyor. Sebebi basit ”ben de bu şehirde yaşadığıma, ben de bu şehrin gelişmesini candan istediğime” göre bu seçimler ile ilgili yazmam ve düşünmem gayet normal. Evet, bu seçim sadece seçimde oy kullanacak kişilerin değil Sivas’ın büyümesini isteyen herkesin sorunu. Doğrudan veya dolaylı hepimizi ilgilendiriyor.

Hani bazı şehirlerin geliştiğini duyar ve imreniriz ya, işte imrendiğimiz şehirlerin TSO ve benzer kurumları iyi çalıştığı için olur bütün olanlar. Belki birçoğunuz iktidarın desteklediği yerlerin daha fazla geliştiğini ifade edeceksiniz ama bence iktidarın bir yeri desteklemesi için de şehrin ileri gelenlerinin uygun taleplerle gitmeleri, bütün yolları aşındırmaları gerekmez mi? Şehrin ekonomisine yön verenler şehrin vekilleri ile, şehrin bakanı ile, şehrin iktidar partisi il başkanı ile şehir ortak paydasında buluşup şehre bir şeyler veremezler mi?

Değerli dostlar, ekonomi belki her şey değildir ama çok şeydir. Süper güçlere bir bakın, dünyaya yön veren milletlere bakın her zaman güçlü millet ve devletlerdir. Gücün parametreleri arasında ise en ön sırada ekonomi gelir. Hatta savaşların birçoğunda sebep ekonomidir. Ön planda başka sebepler gözükse bile asıl sebep genellikle ekonomi kaynaklıdır. Ülkeler için önemli olan ekonomi şehirler için de önemlidir. Örneğin yanı başımızda yer alan Kayseri ve Malatya neden daha büyüktür? Ekonomileri büyük olduğu için. Bir o şehirlerin ihracat rakamlarına bakın bir de Sivas’ın. Bir o şehirlerin sosyal ve kültürel hayatına bakın bir de Sivas’ın. Şehir ekonomik açıdan güçlü olduğu için şehirde sosyal hayatta daha zengindir, kültürel faaliyetlerde. Sivas’ımızda şu an hala görmekte olduğumuz tarihi eserler güçlü ekonomilerin zamanında yapılmıştır. İstanbul neden önemlidir, Türk ekonomisinin kalbi olduğu için, Newyork neden önemlidir, Amerikan ekonomisinin hatta dünya ekonomisinin kalbi olduğu için, Tokyo, Londra ve daha niceleri, bunların hepsi önemini ekonomiye borçludur.

Zaman zaman üniversiteleri yarıştırır istatistikçiler ve bu yarışta Cumhuriyet Üniversitesi hep gerilerde kalır. Bu durum dahi Sivas’ın ekonomisi ile yakından ilgilidir. Kayseri Erciyes Üniversitesi ile Cumhuriyet Üniversitesini sadece bağışlar açısından karşılaştırdığınızda müthiş bir uçurum görürsünüz. Diş hekimliği fakültemiz hep eleştirilir, bir gün merak edip sordum “neden diş hekimliği fakültesi istenen yerde değil”. “yeteri kadar vatandaştan destek göremiyoruz, devletten gelen destekler de yetersiz kalıyor”. Sivas ekonomi açısından gelişmiş bir şehir olmadığı için belki birçokları bilmiyordur ama şehre öğretim üyesi gelmiyor. 2011 yılından bu yana bizzat kendim üniversiteye öğretim elemanı bulmaya çalışıyorum ama gelmek istemiyor kimse.

Kim ne derse desin şehirde ekonomi anlamında bir şeyler yolunda gitmiyor. Ekonominin daha iyiye gitmesi için önümüzdeki seçimler önemli. Ümidimiz bu seçimlerin hayra vesile olması, şehrin önünü açacak ekiplerin iş başına gelmesi. Bu konuda herkesin üzerine düşeni fazlasıyla yerine getireceğine inanıyorum, saygılarımla.    

Hidayet Takcı 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil GÜRÜN

GÜRÜN Evvel bahar yaz ayları gelince
Açılır bahçede gülü GÜRÜNÜN
Hava bulanıpta yağmur yağınca
Her dereden çağlar seli GÜRÜN'ÜN.

Bülbül öter bahçesinde bağında
Boz koyunlar otlar yüce dağında
Lale sümbül kokar taze yağında
Ne güzel yayladır ili GÜRÜN'ÜN.

LAYİKİ söylüyor gürünün halin
Üst yanı incesu alt yanı telin
Hanım kızlar giyer ceketin şalın
İlden ile gider şanı GÜRÜN'ÜN 

MEHMET SEZAİ ALPAY





YEŞİL GÜRÜN Gürün"ün M.Ö. 2000 yıllarından daha evvel Hititler zamanında TEGEREMA adıyla anıldığını Şemsettin GÜNALTAY"ın eserlerinden biliyoruz. Gürün M.Ö. 63 yıllarında Bütün Anadolu ile birlikte Roma daha sonra da Bizans hakimiyetine girmiştir. Türklerin Anadolu hakimiyetiyle birlikte Gürün sırasıyla, Türkmenler, Oğuz Türkleri ve Yıldırım Beyazıt zamanında da Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 1830 yılında Subaşılık olan Gürün 1845 yılında Bucak, 1862 yılında da ilçe olmuştur. 
Coğrafi Konumu Gürün İlçesi Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun kesiştiği önemli bir kavşak olup…

Sivas Fotoğrafları

Tarihi bir Sivas fotoğrafı

Zenginlikleriyle Sivasımız Lale, sümbül, mor menekşe ne de yakışır Sivas'a
Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı. (4 eylül kongre binası)
Sivas'ın büyüklüğüne yakışır bir takım SİVASSPOR

Resimler Sivas'ı anlatıyor.
Çifte Minareli Medrese (Selçuklu mimarisinin önemli örneklerinden birisi)

Şifalı balıklar, dünyada bir eşi var, oraya da balıklar Sivas'tan gitmiş.
Doğal Turkuaz renkli, dünya güzel GÖKPINAR gölümüz.

Eğri Köprü, doğrusu yapılamadığı için değil, bir amaca binaen böyle yapılmış.
Anadolu Aslanı veya namı diğer Kangal Köpeğimiz (Bizim köpeğimiz bile akıllı)
Sivas'ın gözbebeği CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ, 30.000'in üzerinde öğrencisi, 1.000'den fazla öğretim elemanı ile Sivas'ı her zaman daha ileriye taşıyacak kapasitede bir okul.
Her tarafından tarih fışkıran bir şehir Sivas
Şehirle özdeşleşmiş bir firma SİVAS TUR

Bu da uydu görüntüsü
Geceleyin Sivas
4 Eylül Sivas için Çok Önemli...
Çevre düzenlemesi her geçen gü…

Sivas'ı SİVASIN ÇOCUKLARI İLE BÜYÜTMEK

Hayata bakışım romantik değil gerçekçi olmuştur hep. Bununla birlikte bilirim ki gerçekçi olmak ile kötümser olmak karıştırılmaması gereken iki önemli olgudur. Evet, Sivas için de düşüncelerim böyle, romantik değilim ve umutlu bir gerçekçilikle bakıyorum Sivas’a. Kim ne derse desin umudum var bu şehirle ilgili. Umut sadece fakirin ekmeği değil bizim de can simidimiz Sivas için ve o umut hiç sönmeyecek inşallah.
1991 yılında bu şehirden ayrılırken de Sivas’tan ümitliydim, en azından bir gün dönmek adına. 1997 yılında mezun olup da çalışmak isterken de, 2002 yılında bir daha denerken de ve 2007 yılında... Derken 2011 yılında geri dönebildim ümidimin hiç bitmediği bu şehre. Sivas’tan ümidim olmasa hiç döner miydim hem de ülkemizin en iyi üniversitelerinden birini bırakarak.
Sevgili gençler ve değerli aileleri. Yine bir tercih dönemi yaklaşıyor. Sivas’ın zeki evlatları sizler yine Allah’ın izniyle çok yüksek puanlar alacak ve yine güzel yerleri tercih edeceksiniz muhakkak. Belki de ülke…