Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KIŞ MI GELDİ NE?

Başka yerlere sonbahar geldi ise Sivas’a kış gelmiştir. İnanmayan akşamüstü ceketsiz çıksın da anlasın ne demek istediğimi. Yine bir yerlerden esiyor ayaz mı ayaz bir rüzgâr, açık yerlerinizi donduruyor adeta. Yaylamızda soba yanmaya bile başlamış yer yer, haksız da sayılmaz sobayı evin içine alanlar…
Evet, kış demek soğuk demek ama sadece soğuk değil, aynı zamanda sıcak sohbetler, fırına atılmış patates, soba üstünde demini almakta olan çay ve çayla birlikte demlenen sohbetler, tatlı mı tatlı, uzun mu uzun. Eğer sobanın yanında kediniz yoksa siz uzanın derim, öyle sıcaktır ki oralar.
Her ne kadar ilk iki paragrafta iyice kışı getirsem bile yok sayamayacağımız bir güz mevsimi var önümüzde. Daha elmaları dökeceğiz, cevizi hiç sormayın. Ellerimizi zenci kardeşlerimizin eli gibi yapacak. Taze iken tüketin derim cevizi, kurumadan önce mutlaka doyası yiyin. Eğer ceviziniz yoksa Gürün’lü dostlarınızdan isteyin J Övünmek gibi olmasın Sivas’ın iyi cevizleri Gürün’ümüzde yetişir.
Yakında daha b…

Bir Cuma sabahı Gürün Halk Pazarında

Zihnimi zorladım en son ne zaman pazara sabahın köründe gitmiştim diye, fakat aklıma bile gelmedi. Çünkü ne ben ne de ailemden birileri yoğun olarak pazara bir ürün götürüp de satmaya çalışmadık. Belki de bazı denemelerimizin başarısız olması nedeniyle böyle bir yolu tercih ettik. Belki de ürettiklerimizin çoğunu tükettiğimiz için gerek kalmadı pazara gitmeye fakat herkes böyle değildi. Sabahın köründe amcalarımın birçoğu Gürün’e eskiden de giderdi hala da giderler.
Güneş say dağına çalmaya başladığında yolculuk başlardı traktörün köyümüze gelişinden sonra. Daha önceleri daha erken, sahur vakti gibi çıktıklarını anlatır büyüklerimiz. Her ne kadar tarım için uygun olmasa da coğrafyamız yokluğun gözü kör olsun para edebilecek ne varsa insanlar Gürün’ün çoğu zaman çok da şen olmayan pazarına götürür ve nasiplerini ararlar. Daha önce trafiği aksatmayan herhangi bir yere kurulan Pazar, Gürün belediyesinin son yıllarda yaptığı çalışmalarının bir sonucu olarak belli bir yerde kurulmaya başlan…

Yeşil GÜRÜN

GÜRÜN Evvel bahar yaz ayları gelince
Açılır bahçede gülü GÜRÜNÜN
Hava bulanıpta yağmur yağınca
Her dereden çağlar seli GÜRÜN'ÜN.

Bülbül öter bahçesinde bağında
Boz koyunlar otlar yüce dağında
Lale sümbül kokar taze yağında
Ne güzel yayladır ili GÜRÜN'ÜN.

LAYİKİ söylüyor gürünün halin
Üst yanı incesu alt yanı telin
Hanım kızlar giyer ceketin şalın
İlden ile gider şanı GÜRÜN'ÜN 

MEHMET SEZAİ ALPAY





YEŞİL GÜRÜN Gürün"ün M.Ö. 2000 yıllarından daha evvel Hititler zamanında TEGEREMA adıyla anıldığını Şemsettin GÜNALTAY"ın eserlerinden biliyoruz. Gürün M.Ö. 63 yıllarında Bütün Anadolu ile birlikte Roma daha sonra da Bizans hakimiyetine girmiştir. Türklerin Anadolu hakimiyetiyle birlikte Gürün sırasıyla, Türkmenler, Oğuz Türkleri ve Yıldırım Beyazıt zamanında da Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 1830 yılında Subaşılık olan Gürün 1845 yılında Bucak, 1862 yılında da ilçe olmuştur. 
Coğrafi Konumu Gürün İlçesi Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun kesiştiği önemli bir kavşak olup…

Yaylada bir gün

Kimileri köy veya mahalle dese de biz ona yayla diyoruz. Çok yüksek olmasa da rakımı, içinden kocaman bir ırmak geçse de biz ona yayla diyoruz. Yayla ismi güzel geliyor belki, belki de burada yaşayanların ekserisinin hala yayla insanı gibi hayvancılık yapmasından kaynaklanıyor böyle dememiz. Doğallığın yıllardır bozulmadığı, yıllarca da bozulmasını beklemediğimiz bir yer burası, burası bizim yaylamız Sazcağızsuyu…
İsmin kaynağı yaylanın içinden geçen ırmak, o ırmak Sazcağız köyünden kaynayıp geldiği için yaylamızın adı böyle olmuş. Yayla girişinde tepeden baktığınızda kıvrım kıvrım yeşil bir vadi görürsünüz, işte o yeşilliğin kaynağıdır suyumuz. O yeşillik içinde neler saklıdır neler, çeşit çeşit meyve ve sebze yetişir bu güzel suda. Yaylamızda yetişen meyve sebze değil çiçek adedi bile yüzlercedir. Çoğuna ot deyip geçtiğimiz yüzlerce tür. Adını bile bilmediğimiz bu çiçekler arılarda bal, koyun ve keçilerde süt, etlerde müthiş bir rayiha olur gelir size. Başka yerlerde saman tadı veren…

SİVAS’I KÜÇÜK BIRAKMAYA KİMİN HAKKI VAR?

O gün tam tamına dört takımın önemli maçları vardı, biri de Sivas’ın maçı olmak üzere. Gözümüz skor tabelaları aradı bütün ulusal kanalların bir köşesinde, kiminde sadece Beşiktaş maçının skor tabelası, kiminde Trabzon’un ama hiçbirinde Sivas’ın maç skorunu yazan bir tabelası yoktu. Yine göz ardı edilmişti Sivas fakat Sivas’ın başına ilk kez gelmiyordu bu. O kadar çok ihmal edilmişti ki şehir hem de kendi tarafından…
Şehirlerin kadim tarihi mutlaka önemlidir ama daha önemlisi ona mensup kişilerin ona sahip çıkmasıdır, hem de her platformda. Böylece siz sahip çıktıkça birileri de ona saygı duyacaktır ve yer verecektir mecburen. Birçok ünlü ismin aslen Sivaslı olduğunu devlet sırrı gibi uzun yıllar sonra öğreniriz bu memlekette; nedeni basittir, Sivaslı Sivaslılığından utanırcasına saklar kimliğini. Sonra ne mi olur; Sivas garip kalır, Sivaslı gariban olur, Sivas geride kalır, Sivas ihmal edilir, Sivas büyümeyi ister ama bu istek bir türlü gerçekleşmez.
Efendiler, Sivas kimsenin aşağılay…

DUYDUK Kİ YAKINDA SİVAS İÇİN ÖNEMLİ BİR SEÇİM VARMIŞ…

İnsanı diğer canlılardan ayıran birçok özelliği var ama bunlardan özellikle bir kısmı diğerlerinden daha önemli; düşünmek gibi, karar vermek gibi seçmek gibi. İnsan sadece aklı olan değil aynı zaman da fikri de olan bir canlı, tabi bahsettiğimiz beşer değil kelimenin tam anlamıyla insansa.
Fikir veya düşünce gücü durduk yere gelişmez, karar vermek ve seçmek gibi. Bütün bu eylemler doğru bilgi kaynakları ve sistematik bir düşünce ile bir araya geldiğinde anlamını bulur. Bilginin kaynağını araştırmayı buyuran bir dinin mensupları olarak olaylar hakkında doğru kaynaklardan bilgilenmeyi ve tefekkürün üstün bir ibadet olduğunu bilerek tefekkür etmeyi başarabilirsek seçimlerimiz doğru olacaktır.
Gazetemizde daha önce de okuduğunuz gibi yakın zamanda, sonuçları Sivas’ın kaderine etki edecek önemli bir seçim var; TSO seçimleri. Bu seçimler neden önemli ve bir akademisyen olarak neden benim bile gündemimi işgal ediyor. Sebebi basit ”ben de bu şehirde yaşadığıma, ben de bu şehrin gelişmesini can…

SİVASPOSTASI SİVAS İÇİN NEYİ İFADE EDİYOR

Hoş bir akşamdı, dostlarla bir arada, şehrin sorunları hakkında beyin fırtınası gerçekleştirdiğimiz dün akşam. Birbirini çok fazla tanımayan, şehir için endişeleri olan fakat siyasi bir beklentisi olmayan güzel bir topluluk bir araya gelmişti. Şehrin daralmışlığını, dışa doğru akan göçü, her şey yolunda imiş gibi tepkisiz olanları konuştuk. Hepsinden önemlisi tanıştık, biliştik ve şehir için daha bir azimle çalışmaya karar verdik.
Bu güzel toplantının bir bakiyesi olarak kendimce Sivas Postasını bu yazıda tanımlamaya çalıştım. Özellikle şehir için ne ifade ettiğini ve önemli rolünü gözler önüne sermek istedim.
Malumdur problem çözmenin birinci adımı problemi anlayabilmektir. Problemi anlayabilmek için de birinin problemi iyi şekilde size tarif etmesi, tanımlaması gerekir. Sivas Postası şehrin problemlerini çözmeye giden yolda böyle önemli bir misyonu yerine getiriyor. Problemleri tarif ediyor ve tanımlıyor. Problemlerin çözümü için öneriler getiriyor. Sadece problemi tanımlayıp köşesin…