Ana içeriğe atla

ŞEHRİN AVANTAJI DEZAVANTAJA MI DÖNÜŞÜYOR YOKSA


Şehre gelişimizin birinci yılını geride bırakırken insan ister istemez bıraktığı yer ile geldiği yeri karşılaştırma ihtiyacı hissediyor. Şehrin artılarını, eksilerini bir araya yazıp muhasebecilerin gelir gider defteri gibi sonucu görmek istiyor insan. Bu muhasebe hem kendimiz için hem de bırakıp geldiğimiz şehir ile şu an yaşadığımız şehri incelemek anlamında önemli.

Öncelikle memleketin en kalabalık şehri olan İstanbul’dan Sivas’a gelince trafik başta olmak üzere birçok açıdan rahatladık. Ne kadar az kalabalık, o kadar dingin bir kafa ve dingin bir vücut oluyor. Bu dinginlik belli bir dönem sonra belki rehavete doğru gidebilir ama dozu iyi ayarlamak lazım.

İstanbul’a nispetle Sivas’ta yaşam daha ucuz. Ekmek üzerinden bir mukayese yapmak gerekirse biz bir yıl önce oradan gelirken ekmek 1 lira idi, burada ise şu anda ekmek 40 kuruş. Gıda ile ilgili birçok kalem bu oranda olmasa bile İstanbul’dan daha ucuz. Geçim daha kolay olduğu için insanların ek iş arayışı bu şehirde fazlaca yok. Olsa da iş yok zaten J

Rekabet ortamı yok Sivas’ta. Rekabet olmayınca da kalite istenen düzeyde değil. Ben şehrin geçmişini fazla bilmiyorum fakat şehri bilenlerin ifadesine göre şehirdeki bazı ticarethanelerde (lokantalar v.s.) koltukların yerleşimi bile yıllardır aynıymış.

Başta etli pide olmak üzere özellikle etli yemekler gayet lezzetli, doyurucu ve İstanbul’a nispetle daha ucuz. Bu da belki insanların daha fazla yemesi ve semirmesi anlamına geliyor. Şehrin soğuk giden havası ve buna bağlı olarak yağlı yiyeceklere olan ihtiyaç ta sanırım fazla yemeyi tetikliyor. Fazla yiyince de erkenden uyku geliyor ve belki en verimli geçecek olan gece saatleri heba edilebiliyor.

Sivas, memur yoğun bir şehir. Dolayısıyla düşünceler memurumsu. Memur zihniyetinin bir sonucu olarak maalesef girişimcilik istenen düzeyde değil. Sanayisi İstanbul ile değil daha küçük sanayi bölgeleri ile dahi karşılaştırılamayacak kadar geride.

Yatırım yapılan alanlar çok olmasına rağmen markalaşma yeterli değil. Bu arada marka demişken şehrin belki de en büyük markası MARKA ismi verilen marketler zinciri ve o marketler zincirinin sponsor olduğu takımımız SİVASSPOR. Allah var MARKA ve ÖNCÜ marketlerden memnunuz.

Market demişken aklıma alışveriş merkezleri geldi. Birçok şehirde olmasına rağmen Sivas’ta bir AVM yok. Bir deneme yapılmış fakat başarılı olmamış. Gerçi şehrin kendisi toptan açık bir alışveriş merkezini andırıyor zaten.

Şehrin en önemli sorunlarından birisi, inanmayacaksınız ama park sorunu. Şehre nispetle çok sayıda araç var, bir neden bu belki ama şehrin planlanması anlamında yapılan hata da park sorununu meydana getirmiş. Özellikle merkezi noktalarda bazı günler aracı merkezde bir yere park edebilmek çok zor.

Kentsel dönüşüm konusunda bazı çalışmalar elbette bu şehirde de yapılıyor fakat yeterli seviyede değil. Kanal İstanbul gibi projeleri konuşan İstanbul ile bu açıdan hiç birbirine benzemiyor bu şehir.

Şehrin belki denizi yok ama içinden meşhur Kızılırmak nehri geçiyor. Çevre düzenlemesi ile oldukça değerli hale getirilebilecek bu değer yatırımcı beklemeye devam ediyor.

Tarım ve hayvancılık konusunda oldukça şanslı durumda olan şehrimiz; özellikle gıda terörünün kol gezdiği İstanbul’a nispetle şanslı durumda. Başka yerlerde korkudan yanaşamadığınız et ürünlerini burada rahatça tüketebilirsiniz. Et ürünleri demişken şehrin sembollerinden birisi olan Kelle’de Sivas’ta yenir, haberiniz olsun. Sabah ezanını müteakip J İlçelerden gelen birbirinden doğal ve değerli ürünler insana yeme azmi veriyor.

Şehir nüfusu ve şehirdeki üniversite öğrenci sayısı oranında bu iki şehir birbirine denk olabilir. 330 bin nüfuslu şehirde 35 bin civarında öğrenci var. Dolayısıyla Sivas bir üniversite şehri ve bu şans değerlendirilmeyi bekliyor. Değerlendirmeden kasıt onlara yüksek ücretlerle ev kiraya vermek değil, onların enerjisinden şehrin gelişimi için yararlanmak. Şehir için onlarla projeler yapmak anlamında.

Bu liste uzar gider fakat uzayan listeden daha önemlisi şudur: “Bu şehirde yaşamak İstanbul’da yaşamaktan daha kolay ve daha ucuz olduğu için insanlarda buna bağlı bir tembellik meydana gelmiştir. Kimse kendini kandırmasın, şehre gelişimizin birinci yılında kendimden biliyorum yürütmekte olduğum faaliyetlerin önemli bir kısmını şu an askıya almış durumdayım. İstanbul’un yaşam savaşı isteyen yapısı insanları zorla da olsa çalıştırmakta ve böylece sadece insanlar değil şehir de bu çalışmadan faydalanmaktadır.”

Şehrimiz için avantaj gibi görünen birçok şey, eğer farkında olmaz ve yönetemezsek hem bizim için hem de şehrimiz için dezavantaja dönüşüyor maalesef.


Hidayet Takcı

Yorumlar

  1. Sivas' lı iş adamları bence memleketlerine gereken önemi vermediklerinden hal böyle hocam. Akıllı yatırımlarla hem şehre hem de bütçelerine büyük katkı yaparlar. Sivas' ın reklamını yapanlar, Sivas ' ı temsil edenler ; Cumhuriyet Üniversitesi, Sivasspor, belki Marka falan başka ? Benim aklıma gelmiyor... Çok önemli bir mevzu daha var. 35k öğrenci var ama inanın bana hocam bu 35k öğrencinin %80' den fazlası, Sivas' ı ve üniversitesini sevmiyor. Amaçları diploma almak ve daha sonrasında İstanbul, Ankara gibi şehirlere gitmek. Dikkat çekmek istediğim nokta, Sivas' ta kalmak, Sivas' ta iş kurmak ya da çalışmak değil. Amaç olabildiğince Sivas' tan hızlı bir şekilde, görev tamamlanmış bir şekilde uzaklaşmak. Teknokent bu amacı yok etmek amacıyla kurulmuş olabilir ama işe yarıyor mu ? Uzun vadede işe yarayacak mı? Bence hayır... Bu amacı öğrencinin kafasından yıkmak istiyorsa Sivas; öğrenciyi sevmeli, öğrenciyi hor ve yabancı görmemeli, esnaf öğrenci taraflı ve " Bunlar burada 4-5 sene kalacak sonra gidecek, yoldukça yolmalı bunları " tarzı düşünmemeli. Ev sahibi kiralık eve öğrenci talip olduğunda fiyatı arttırmamalı..! Bu amacı yıkmak istiyorsa üniversite; öğrencisini sevmeli, öğrencinin üniversitede ders dışı vakitlerde kalmasını sağlayacak iş, uğraş, eğlence planlarını çoğaltmalı, hocaların görev odaklı olması yerine öğrenci odaklı olmasını sağlamalı, sağlayamıyorsa bile bunun için bir çaba göstermeli, öğrencilerine öyle pratiksel imkanlar vermeli ki kendini geliştirebilsin, özellikle mühendislikte teorik eğitimi yeterli vermeli fazla değil! Öğrencisine teoride öğrenebildiğini pratikte uygulama şansı vermeli. Üniversitenin hocaları iş hayatımızda karşımıza asla çıkmayacak, ancak insanlarla sohbette hava atmaya yarayabilecek saçma sapan teorik ve 1 sene sonra unutacağımız ezberlerden uzak durmalı. Kısacası gerçek mühendis yetiştirmeli. 4 sene sonucunda eline diplomayı alan mühendis demeli ki; bu üniversite ve hocalar bana çok şey kattı. Bu üzerime işlenen emeklerin karşılığını üniversiteye ve Sivas' a teknokent aracılığıyla borcumu ödemeliyim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil GÜRÜN

GÜRÜN Evvel bahar yaz ayları gelince
Açılır bahçede gülü GÜRÜNÜN
Hava bulanıpta yağmur yağınca
Her dereden çağlar seli GÜRÜN'ÜN.

Bülbül öter bahçesinde bağında
Boz koyunlar otlar yüce dağında
Lale sümbül kokar taze yağında
Ne güzel yayladır ili GÜRÜN'ÜN.

LAYİKİ söylüyor gürünün halin
Üst yanı incesu alt yanı telin
Hanım kızlar giyer ceketin şalın
İlden ile gider şanı GÜRÜN'ÜN 

MEHMET SEZAİ ALPAY





YEŞİL GÜRÜN Gürün"ün M.Ö. 2000 yıllarından daha evvel Hititler zamanında TEGEREMA adıyla anıldığını Şemsettin GÜNALTAY"ın eserlerinden biliyoruz. Gürün M.Ö. 63 yıllarında Bütün Anadolu ile birlikte Roma daha sonra da Bizans hakimiyetine girmiştir. Türklerin Anadolu hakimiyetiyle birlikte Gürün sırasıyla, Türkmenler, Oğuz Türkleri ve Yıldırım Beyazıt zamanında da Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 1830 yılında Subaşılık olan Gürün 1845 yılında Bucak, 1862 yılında da ilçe olmuştur. 
Coğrafi Konumu Gürün İlçesi Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun kesiştiği önemli bir kavşak olup…

Sivas Fotoğrafları

Tarihi bir Sivas fotoğrafı

Zenginlikleriyle Sivasımız Lale, sümbül, mor menekşe ne de yakışır Sivas'a
Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı. (4 eylül kongre binası)
Sivas'ın büyüklüğüne yakışır bir takım SİVASSPOR

Resimler Sivas'ı anlatıyor.
Çifte Minareli Medrese (Selçuklu mimarisinin önemli örneklerinden birisi)

Şifalı balıklar, dünyada bir eşi var, oraya da balıklar Sivas'tan gitmiş.
Doğal Turkuaz renkli, dünya güzel GÖKPINAR gölümüz.

Eğri Köprü, doğrusu yapılamadığı için değil, bir amaca binaen böyle yapılmış.
Anadolu Aslanı veya namı diğer Kangal Köpeğimiz (Bizim köpeğimiz bile akıllı)
Sivas'ın gözbebeği CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ, 30.000'in üzerinde öğrencisi, 1.000'den fazla öğretim elemanı ile Sivas'ı her zaman daha ileriye taşıyacak kapasitede bir okul.
Her tarafından tarih fışkıran bir şehir Sivas
Şehirle özdeşleşmiş bir firma SİVAS TUR

Bu da uydu görüntüsü
Geceleyin Sivas
4 Eylül Sivas için Çok Önemli...
Çevre düzenlemesi her geçen gü…

Sivas'ı SİVASIN ÇOCUKLARI İLE BÜYÜTMEK

Hayata bakışım romantik değil gerçekçi olmuştur hep. Bununla birlikte bilirim ki gerçekçi olmak ile kötümser olmak karıştırılmaması gereken iki önemli olgudur. Evet, Sivas için de düşüncelerim böyle, romantik değilim ve umutlu bir gerçekçilikle bakıyorum Sivas’a. Kim ne derse desin umudum var bu şehirle ilgili. Umut sadece fakirin ekmeği değil bizim de can simidimiz Sivas için ve o umut hiç sönmeyecek inşallah.
1991 yılında bu şehirden ayrılırken de Sivas’tan ümitliydim, en azından bir gün dönmek adına. 1997 yılında mezun olup da çalışmak isterken de, 2002 yılında bir daha denerken de ve 2007 yılında... Derken 2011 yılında geri dönebildim ümidimin hiç bitmediği bu şehre. Sivas’tan ümidim olmasa hiç döner miydim hem de ülkemizin en iyi üniversitelerinden birini bırakarak.
Sevgili gençler ve değerli aileleri. Yine bir tercih dönemi yaklaşıyor. Sivas’ın zeki evlatları sizler yine Allah’ın izniyle çok yüksek puanlar alacak ve yine güzel yerleri tercih edeceksiniz muhakkak. Belki de ülke…