Ana içeriğe atla

Sivas Nasıl Kurtulur?


Başlığa bakıp ta yine Timur mu geldi demeyin ama sanki Timur daha geçenlerde buralara uğramış gibi Sivas birçok bakımdan harap durumda. Abarttığımı düşünmeyin gerçekten burada bir şeyler yolunda gitmiyor. Hani küllerinden doğmak diye bir tabir vardır ya insan Sivas’taki hareketsizliğini görünce bu şehrin külleri de mi göç etti diye düşünesi geliyor.

Hani böyle ümit kaybettirici şeyleri yazmayı sevmem, hep bardağın dolu tarafına bakarım astigmat gözlerimle ama bu sefer boş tarafa ilişti gözüm. Belki de Sivas’ı her zaman iyi göstermenin Sivas’a faydasının olacağını düşünmediğim için böyle yazıyorum.

Aslında ülkemizin değil dünyanın birçok yerinde en az bir Sivaslı görürsünüz, enteresandır geçenlerde, yanılmıyorsam Grönland ile ilgili bir belgeseli gösterirken televizyon orada yaşayan bir türk aileyi anlatmaya başladı. İnanılır gibi değil ama o bile Sivaslı bir aile çıktı. Birçok kereler basında çıkan bir bilgi İstanbul’da en çok Sivaslı olduğu hatta kimileri İstanbul’daki Sivaslılara atıfla İstanbul adını Sivastanbul şeklinde anmaya bile başlamışlar fakat gelin görün ki bizi mutlu eden bu ve buna benzer haber ve olaylara rağmen Sivas’ın durumu hiç de iç açıcı değil. Neden mi?

  • Kültür şehri diyoruz ama kültürel faaliyetlerde ya yokuz ya da çok gerilerdeyiz.
  • Başarılı olduğumuzu iddia ediyoruz ama hiçbir sene liseye veya üniversiteye geçiş sınavlarında yokuz. Doğu illerinin bile çoğunun gerisindeyiz.
  • Kış şartlarının ağırlığını bahane ediyoruz ama bizden daha soğuk memleketlerin bizden iyi olmalarını nasıl açıklayacağız.
  • Aynı esnafın on yıllar geçmesine rağmen adres değiştirmesi bir yana dükkan içerisindeki koltuk yerlerini bile değiştirdiği yok.
  • Kırk yıla yakın geçmişi olan bir üniversitemiz var ama yayınlarda yokuz, projelerde yokuz.
  • Hemen her dönem bakanımız var ama büyük yatırımlarda yokuz.
  • Sözde hepimiz akıllı ve zekiyiz ama girişimcilikte yokuz.
  • Coğrafi bakımdan memleketin sanırım en büyük vilayetiyiz ama üretimde sırada yokuz.



Yoklar listesi uzar da gider tren gibi. Tren demişken hızlı trenin şehrimizden geçeceği söyleniyor. Hızlı tren geçerse Sivas değişir mi bilmem ama Sivas’ın artık değişmesi, gelişmesi ve kendini aşması gerekiyor.

Sivasla özdeş bir kelimemiz var GARDAŞ. Gardaşlar toplanır ve kafa kafaya verirse kurtulabileceğine olan inancımı sürdürmek istiyorum. Hele de gurbetteki gardaşlar sıladaki gardaşlarla buluşur ve kendilerini geliştirdikleri kadar baba ocaklarını da geliştirmeye gayret ederlerse sanırım Sivas kurtulur.

Yarın çok geç olabilir, haydi gardaşlar, el atın memleketinize.

Yorumlar

  1. sıvaslıları türkiyenin ve dünyanın çeşitli yerlerinde görmek bence gurur verici bir durum değil aksine içler acısı bir durumdur.

    YanıtlaSil
  2. sivaslıların bir yerlerde tutunması adına gurur verici bir durum yoksa gurbetlik hiçbir zaman hoş değil.

    YanıtlaSil
  3. sivas orjinal bir kenttir bırakalım bu orjinalliğiyle kalsın. illa büyük şehir olmalı değil. bence dediklerin sivasta var oldukça sivas sivas olmaktan çıkacaktır ve bizim de dönmek istediğimiz özlem duyduğumuz bir memleketten söz ediilmeyecektir.

    YanıtlaSil
  4. sivasın orjinalliği bozulmadan buyur gel gardaş :) hem belki faydan olur şehrimize.

    YanıtlaSil
  5. bence herşey yolunda gardaş biz bozarız sivası. sivasa faydam olamam sivas sivastır.

    YanıtlaSil
  6. sevgili osman, sivas şehir merkezinde yaşamadan önce sivas için ben de endişe taşımıyordum. televizyonlarda bir iki kere görünce mutlu olup devam ediyorduk diğer işlerimize. ama; şehrin havasını soludukça, suyunu içtikte, gerçekten sivaslı oldukça insan bir şeyler yapmaya çalışıyor. "iki günü birbirine eşit olan ziyandadır" diyor peygamberimiz o yüzden sivasın da iki günü birbirine eşit olmamalı. malatya gibi, kayseri gibi sivasta gelişmeli. geri kalmışlık onun kaderi olmamalı. tarihi bir şehir olması, temiz bir şehir olması ile geri kalmış bir şehir olması arasında fark var. tarihi dokuyu koruyarak, temiz kalara aynı zamanda bu şehir daha ileriye gidebilir. medine gibi inşallah.

    YanıtlaSil
  7. medine örneği iyi ama bir de mekke örneği var kabenin yanındaki gökdelenler hiçte hoş değil.

    YanıtlaSil
  8. osman ben medineyi şehirleşmenin önemi için örnek olarak verdim yoksa sivas değil hiç bir yerin mekke olduğu da olabileceği de yok. arap şeyhlerinin gökdelenler içerisine kabeyi hapsetmesi hoş değil ama konumuzun onunla alakası yok.

    YanıtlaSil
  9. aşırı şehirleşmeden hepimiz zaman zaman şikayetçiyiz abi. ve memlekete bu aşırı şehirleşmeden kaçmak için temiz havayı teneffüs etmek, temiz suyundan içmek içmek için kaçarız. sivasın dokusunu bakire bir kıza benzetelim bence şehirleşme sivasa tecavüzdür. zira dediklerin sivasta olursa biz nerede soluklanacağız. ayrıca şehirleşme tektipleşmedir ve kimlik kaybıdır.

    YanıtlaSil
  10. günümüzde şehirleşmeyi medine ile açıklamak mümkün değil. günümüzde şehirleşme şehirlerin kendi kimliklerini kaybetmesi anlamına geliyor. küreselleşme kavramıyla açıklayabiliriz. mekkeden bahsedişimin nedeni de budur.

    YanıtlaSil
  11. osman, sen yıllardır telinin bir yaylasında soluklanıyorsun, yine orada soluklanacaksın. sivasın gelişmesi senin yaylana zarar vermeyecek. senin yaylana ancak senin yaylanda yapılacak bir çalışma zarar verir.

    YanıtlaSil
  12. endişem sivasın dokusunu kaybetmesi meselesidir. yoksa ben yaylamda yaylarım.

    YanıtlaSil
  13. şehir büyürken dokuyu bozmamak için işinin alimi şehir plancılara büyük iş düşüyor. inşallah hem büyür, hem de dokusu bozulmadan kalır. ayrıca yazıya dikkat edersen eğitimde kaliteden filan bahsediyorum. sivas en azından bazı konularda bir şeyler yapmalı, yapabilmeli artık.

    YanıtlaSil
  14. kongreden uzun bir süre sonra genç münevverler yeni teşrif ediyorlar ümit verici bir gelişme. iyi olacak inşaallah.

    YanıtlaSil
  15. uykun gelmiş senin, git de uyu :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil GÜRÜN

GÜRÜN Evvel bahar yaz ayları gelince
Açılır bahçede gülü GÜRÜNÜN
Hava bulanıpta yağmur yağınca
Her dereden çağlar seli GÜRÜN'ÜN.

Bülbül öter bahçesinde bağında
Boz koyunlar otlar yüce dağında
Lale sümbül kokar taze yağında
Ne güzel yayladır ili GÜRÜN'ÜN.

LAYİKİ söylüyor gürünün halin
Üst yanı incesu alt yanı telin
Hanım kızlar giyer ceketin şalın
İlden ile gider şanı GÜRÜN'ÜN 

MEHMET SEZAİ ALPAY





YEŞİL GÜRÜN Gürün"ün M.Ö. 2000 yıllarından daha evvel Hititler zamanında TEGEREMA adıyla anıldığını Şemsettin GÜNALTAY"ın eserlerinden biliyoruz. Gürün M.Ö. 63 yıllarında Bütün Anadolu ile birlikte Roma daha sonra da Bizans hakimiyetine girmiştir. Türklerin Anadolu hakimiyetiyle birlikte Gürün sırasıyla, Türkmenler, Oğuz Türkleri ve Yıldırım Beyazıt zamanında da Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 1830 yılında Subaşılık olan Gürün 1845 yılında Bucak, 1862 yılında da ilçe olmuştur. 
Coğrafi Konumu Gürün İlçesi Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun kesiştiği önemli bir kavşak olup…

Sivas Fotoğrafları

Tarihi bir Sivas fotoğrafı

Zenginlikleriyle Sivasımız Lale, sümbül, mor menekşe ne de yakışır Sivas'a
Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı. (4 eylül kongre binası)
Sivas'ın büyüklüğüne yakışır bir takım SİVASSPOR

Resimler Sivas'ı anlatıyor.
Çifte Minareli Medrese (Selçuklu mimarisinin önemli örneklerinden birisi)

Şifalı balıklar, dünyada bir eşi var, oraya da balıklar Sivas'tan gitmiş.
Doğal Turkuaz renkli, dünya güzel GÖKPINAR gölümüz.

Eğri Köprü, doğrusu yapılamadığı için değil, bir amaca binaen böyle yapılmış.
Anadolu Aslanı veya namı diğer Kangal Köpeğimiz (Bizim köpeğimiz bile akıllı)
Sivas'ın gözbebeği CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ, 30.000'in üzerinde öğrencisi, 1.000'den fazla öğretim elemanı ile Sivas'ı her zaman daha ileriye taşıyacak kapasitede bir okul.
Her tarafından tarih fışkıran bir şehir Sivas
Şehirle özdeşleşmiş bir firma SİVAS TUR

Bu da uydu görüntüsü
Geceleyin Sivas
4 Eylül Sivas için Çok Önemli...
Çevre düzenlemesi her geçen gü…

Sivas'ı SİVASIN ÇOCUKLARI İLE BÜYÜTMEK

Hayata bakışım romantik değil gerçekçi olmuştur hep. Bununla birlikte bilirim ki gerçekçi olmak ile kötümser olmak karıştırılmaması gereken iki önemli olgudur. Evet, Sivas için de düşüncelerim böyle, romantik değilim ve umutlu bir gerçekçilikle bakıyorum Sivas’a. Kim ne derse desin umudum var bu şehirle ilgili. Umut sadece fakirin ekmeği değil bizim de can simidimiz Sivas için ve o umut hiç sönmeyecek inşallah.
1991 yılında bu şehirden ayrılırken de Sivas’tan ümitliydim, en azından bir gün dönmek adına. 1997 yılında mezun olup da çalışmak isterken de, 2002 yılında bir daha denerken de ve 2007 yılında... Derken 2011 yılında geri dönebildim ümidimin hiç bitmediği bu şehre. Sivas’tan ümidim olmasa hiç döner miydim hem de ülkemizin en iyi üniversitelerinden birini bırakarak.
Sevgili gençler ve değerli aileleri. Yine bir tercih dönemi yaklaşıyor. Sivas’ın zeki evlatları sizler yine Allah’ın izniyle çok yüksek puanlar alacak ve yine güzel yerleri tercih edeceksiniz muhakkak. Belki de ülke…