Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ŞEHRİN AVANTAJI DEZAVANTAJA MI DÖNÜŞÜYOR YOKSA

Şehre gelişimizin birinci yılını geride bırakırken insan ister istemez bıraktığı yer ile geldiği yeri karşılaştırma ihtiyacı hissediyor. Şehrin artılarını, eksilerini bir araya yazıp muhasebecilerin gelir gider defteri gibi sonucu görmek istiyor insan. Bu muhasebe hem kendimiz için hem de bırakıp geldiğimiz şehir ile şu an yaşadığımız şehri incelemek anlamında önemli.
Öncelikle memleketin en kalabalık şehri olan İstanbul’dan Sivas’a gelince trafik başta olmak üzere birçok açıdan rahatladık. Ne kadar az kalabalık, o kadar dingin bir kafa ve dingin bir vücut oluyor. Bu dinginlik belli bir dönem sonra belki rehavete doğru gidebilir ama dozu iyi ayarlamak lazım.
İstanbul’a nispetle Sivas’ta yaşam daha ucuz. Ekmek üzerinden bir mukayese yapmak gerekirse biz bir yıl önce oradan gelirken ekmek 1 lira idi, burada ise şu anda ekmek 40 kuruş. Gıda ile ilgili birçok kalem bu oranda olmasa bile İstanbul’dan daha ucuz. Geçim daha kolay olduğu için insanların ek iş arayışı bu şehirde fazlaca yok. Ol…

MEMLEKET EDEBİYATI, MEMLEKET SEVGİSİ

İnsanoğlu ne tuhaf; bilerek mi karıştırır yoksa işine mi öyle gelir bilinmez ama genellikle bir şeyle diğerini karıştırır durur ömrü boyunca. Söz konusu memleket olunca hele bunun adı bir de Sivas olunca edebiyat ile sevgiyi karıştırır da karıştırır…
Sivas sevgisinden yer gök, gerçek sanal her ortam yıkılır ama Sivas hep yerinde sayar, yerinde saysa iyi bazen geriye bile sarar. Belki de bazen değil çoğunlukla geri gidişler yaşanır. Örneğin daha önce devletin birçok genel müdürlüğü olan bu şehirde kala kala belki bir belki iki tane kalmıştır. Hızlı tren projesinde hatırlanır ama unutulduğu o kadar yer vardır ki saymakla bitmez. Dünyanın her bir tarafında Sivaslı olsa da bu böyledir, böyle gider…
Sevgi ve edebiyat aslında zıt değildir, aksine iç içedir. Sevgiyi en iyi edebi ölçüler içerisinde edebi sanatlarla anlatabilirsiniz muhakkak ama dilden gönüle düşen sevgidir kastımız. Dilde kalan, gönülde bir karşılığı olmayan sevgiye işte biz sevgi edebiyatı yapmak diyoruz. Bizim sinirlerimizi b…

Sivas Nasıl Kurtulur?

Başlığa bakıp ta yine Timur mu geldi demeyin ama sanki Timur daha geçenlerde buralara uğramış gibi Sivas birçok bakımdan harap durumda. Abarttığımı düşünmeyin gerçekten burada bir şeyler yolunda gitmiyor. Hani küllerinden doğmak diye bir tabir vardır ya insan Sivas’taki hareketsizliğini görünce bu şehrin külleri de mi göç etti diye düşünesi geliyor.
Hani böyle ümit kaybettirici şeyleri yazmayı sevmem, hep bardağın dolu tarafına bakarım astigmat gözlerimle ama bu sefer boş tarafa ilişti gözüm. Belki de Sivas’ı her zaman iyi göstermenin Sivas’a faydasının olacağını düşünmediğim için böyle yazıyorum.
Aslında ülkemizin değil dünyanın birçok yerinde en az bir Sivaslı görürsünüz, enteresandır geçenlerde, yanılmıyorsam Grönland ile ilgili bir belgeseli gösterirken televizyon orada yaşayan bir türk aileyi anlatmaya başladı. İnanılır gibi değil ama o bile Sivaslı bir aile çıktı. Birçok kereler basında çıkan bir bilgi İstanbul’da en çok Sivaslı olduğu hatta kimileri İstanbul’daki Sivaslılara…

Medyanın Gücü ve Sivas

Uzun zamandır aklımdaydı, bir etkinlik olsa da katılsam, şöyle bir kafayı dağıtsam, yeni şeyler işitsem diyordum. Başkalarının tecrübesinden kendi tecrübem adına bir şeyler kazansam. Bir baktım panolara tam da amatör bile olsa yıllardır bir kıyısında bulunduğum bir konuya dair bir konferans, hem de Cumhuriyet Üniversitemizde ve hem de ara ara da olsa yazılarını takip ettiğim, ulusal basının önemli simalarından birisi konferansı veriyor. O günü bekledim, o gün gelince de önce öğleden önceki dersimi görev bilinci ile en iyi şekilde anlatıp sonra da gittim konferansa. İyi ki de gitmişim, iyi ki de adamı dinlemişim. Tebrikler bana…


Önce kendisini tanıtarak, kimliğini ifade ederek ve "Kişi kimlik sahibi olmalı ve bu kimliğinden utanmamalı" diyerek sözlerine başladı. "Çoğu yerde dördüncü kuvvet olarak medya anılsa bile aslında diğer üç kuvveti de etkilediği için aslında birinci kuvvet medyadır" dedi. Medyanın bizleri nasıl yönlendirdiğini, bazı konular tekrar tekrar gözüm…

Sivas'ta Bahar

Çetin geçen bir kışın ardından bir bahar daha geldi alına, salına ve nazlana nazlana. Baharın geleceğine cami avlusunda ötüşen kuşları ilk gördüğümüzde de inanmıştık ama onun hemen ardından gelen kar yağışı bu inancımızı bir nebzecik yaralamıştı. Ama her zaman olduğu gibi bilmeliyiz ki Allah'ın yarattığı düzene göre Sivas bile olsa şehrin adı en geç Nisan ayında gelecek bahar inşallah…

Biz çocukken çağlayı eriği kayısıyla ilişkili bilir ve iman ederdik, gurbette geçirdiğimiz yıllar içerisinde çağla deyince bizim aklımıza badem çağlası, erik deyince de bizim eskiden can erik dediğimiz gelmeye başladı. Ne tuhaf şu kültürler, birinin dediği diğerini tutmuyor. Ya da kültürel zenginlik dedikleri acaba bu mu, her şeye farklı isimler takma. İsim ve kültürler arasında ilişki olduğunu diller konusunu çalışırken de duymuştum gerçi. Çok derine girmeyelim efendim, geçenlerde bir markete daldım. Malum artık marketler manav vazifesi de görüyor, manavlar nereden geçim çıkaracaksa??? Uzaklardan ça…

Neden Hep Geri Kalır Zaten Geri Kalmış Bölgeler

Birileri bölünürken bile büyür, diğerleri ise bir türlü başaramaz bir olmayı…


Bölünerek çoğalma ve bölünerek büyümenin sanırım en güzel örneği insanın yaratılışında kendini gösterir. Klasik bilgilerimize muhalif gibi görünse de böylesi bir büyüme şekli gün gibi aşikar ve ortadadır vakıa. Hücreler bölünür bölünmesine ama sonra birleşmek için, hücreler bölünür bölünmesine ama daha iyi büyüyebilmek ve vakti geldiğinde bir olabilmek için…


Bu durum neye benziyor biliyor musunuz, bir bütün olan bizlerin, yani yöre insanının telin içinde bile birçok parçaya bölünmesine ve böylece büyümeye çalışmasına. Acaba bölündükten sonra birleşebiliyor ve gerçekten her bölünme sonunda bir araya yeniden gelebiliyor muyuz. Gürün'deki kardeşlerimizle, Sivas'taki kardeşlerimizle ne kadar başarabiliyoruz bir olmayı, kardeş olmayı, daha doğrusu Gardaş olmanın hakkını ne kadar verebiliyoruz. 


Zaman zaman yerel medyaya bakınca görüyoruz ki aslında değerli kalemler var ortalıkta, hatta fışkıran bir ruh. Faka…

Sivas Fotoğrafları

Tarihi bir Sivas fotoğrafı

Zenginlikleriyle Sivasımız Lale, sümbül, mor menekşe ne de yakışır Sivas'a
Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı. (4 eylül kongre binası)
Sivas'ın büyüklüğüne yakışır bir takım SİVASSPOR

Resimler Sivas'ı anlatıyor.
Çifte Minareli Medrese (Selçuklu mimarisinin önemli örneklerinden birisi)

Şifalı balıklar, dünyada bir eşi var, oraya da balıklar Sivas'tan gitmiş.
Doğal Turkuaz renkli, dünya güzel GÖKPINAR gölümüz.

Eğri Köprü, doğrusu yapılamadığı için değil, bir amaca binaen böyle yapılmış.
Anadolu Aslanı veya namı diğer Kangal Köpeğimiz (Bizim köpeğimiz bile akıllı)
Sivas'ın gözbebeği CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ, 30.000'in üzerinde öğrencisi, 1.000'den fazla öğretim elemanı ile Sivas'ı her zaman daha ileriye taşıyacak kapasitede bir okul.
Her tarafından tarih fışkıran bir şehir Sivas
Şehirle özdeşleşmiş bir firma SİVAS TUR

Bu da uydu görüntüsü
Geceleyin Sivas
4 Eylül Sivas için Çok Önemli...
Çevre düzenlemesi her geçen gü…

Sivas bizim veya bizim Sivas

Belki Sivas Türkiye'nin en güzel şehri değil fakat her Sivas'lı onu dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak görür. Bu durum belki sadece bize has da değildir, her şehrin insanı kendi şehrini en güzel şehir olarak görüyor da olabilir, belli mi olur. Şehrin insanı elinde bir imkan olur olmaz ilk iş vefa duygusuyla az da olsa şehrine hizmet etmektir. Kimisi şehrine hanlar, hamamlar yaptırır, kimisi okullar köprüler, kimisi onu her gittiği yerde yüceltir. Kimisi de onu öven şiirler yazar, türküler söyler. Kimisi geçinmek için ondan ayrılır kimisi ise işini gücünü bırakıp şehrine döner, hizmet aşkıyla...
Bizim Sivas veya Sivas Bizim dedik, Sivas'ımız için bu blogta bazı paylaşımlarda bulunacak, şehir için faydalı olmasını dilediğimiz fikirler üreteceğiz inşallah. Sivasımızın daha ileriye gitmesi için taş üstüne taş koyabilirsek ne mutlu bizlere...